21 Ocak 2011 Cuma

"solo" iskemle



daha önce de yazdığım gibi iskemle yeni başlayanlar için zorlayıcı ve sıkıcı olabilir. ama bu bir genellemedir ve ece istisna bir çizer! gerçekten ece gözüktüğünden daha zor çizilen bu gündelik objeyi çizerken neredeyse hiç zorlanmadı. ayrıca tonlaması, mekan duygusu ile tam bitmiş bir iş ortaya koydu. buradan da görebiliyorsuz ki bir obje ne kadar sıkıcı olursa olsun, usta bir elden çok heyecanlı bir resme dönüşebiliyor. van gogh'un en ünlü tablolarınından birinin iskemle tablsou olduğunu da unutmamak gerekir.

van gogh'un iskemlesi, 1888

11 Ocak 2011 Salı

romantik bir cuma sabahı



ece cuma sabahı sıcak puğaça dolu bir torba ile geldi. ben ona iskemle çizdirmeyi düşünüyordum ama puğaçaları ve ece'nin enerjisini görünce fikrim değişti. daha romantik bir kompozisyon çizdirmeye karar verdim. karakalem çizmeye başlayanları en baştan çok teknik- iskemle yeni başlayan için çok sıkıcı ve teknik bir çizim olabilir!- objelere başlatmaktan çekinirim. ece gibi yetenekli bile olsalar, desen çizmek gözüktüğünden daha zor ve şevk kırıcı olabilir.
ece ikinci haftasında üç elemanlı bir kompozisyonu neredeyse mükemmel çizdi. meyvelerin organik dokusunu , sütlüğün sert yapısını gayet iyi verdi. arkadaki kumaşta bazı problemler olsa da ilk deneme için oldukça başarılı. ece her hafta ödevlerini de yaptığı için, çok kısa sürede akademi öğrenci işleri ile yarışan resimler bekliyor olacağım.

mikelanj'in izinde


özgün mikelanj'ın ideal erkek bedenlerinden en ünlüsü - adem- ile ilk nü boyasına başlamıştı. nü çiziminde en küçük bir hata göze çarpabileceğinden özgün ilk katlarda çok dikkatli çalışıyor. mikelanj işleri ile olduğu kadar karekteri ile de sanat tarihinde özel bir yere sahiptir. mikelanj sanatçı olunmaz sanatçı doğulur tezini savunanlar için ideal bir örnektir bence. irving stone, "ilahi ıstırap" adı ile türçeye çevrilen romanında mikelaj'ı buhranlar ve hırslar içinde hiç durmadan çalışan bir sanatçı olarak tasvir eder. gerçekten de yazılı kaynaklara bakıldığında da mikelanj büyük otoritelere baş kaldıran, bildiğini okuyan ve tek başına gece gündüz çalışan bir adamdır. bakalım özgün bu karakteri 'adem'ine yansıtabilecek mi :)

3 Ocak 2011 Pazartesi

"adem"

özgün bu hafta genel hatları ile "adem" i ortaya çıkarttı. benim de önerim ile çok ince boya katmanları ile ilerliyor. öyle yapmasınıın sebeplerinden biri de "fresko tekniği "
ile yapılmış bir resmin reprödüksiyonunu yapması oldu.

28 Aralık 2010 Salı

ece!



ece geçen hafta başladı. aslında yıllardır resim dersi almak istermiş ama ancak şimdi nasip olmuş. hayatında ilk defa resim dersi aldığını idda ederek geldi ama çıkarttığı iş sanki uzun süredir sıkı bir eğitimden çıkmış bir elin işiydi. sonradan öğrendim ki ortaokul ve lisede çok iyi bir resim öğretmeni varmış. gerçekten ilkokuldan itibaren verilen resim eğitiminin insanın geleceğinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor bize ece. işte ece'nin vazosu:

yeni kopya



özgün bir sonraki kopyasında "nü"- çıplak insan bedeni- çalışmak istediğini söyleyince ben de çok heveslendim. heveslendim çünkü "nü" çalışmak resmin temel adımlarından biridir. yüzyıllarca akademilerde öğrencilere nü çalışması yaptırılmış ve güzel sanatlar eğitimi tarih boyunca insan vücüdu temel alınarak verilmiştir. benim hiçbir fikir beyan etmeme gerek kalmadan özgün'ün benden böyle birsey talep etmesi çok sevindirici oldu.
özgün ile ideal çıplak vücüdunu aramak üzere atölyedeki bütün kitapları ve internetteki bazı müzelerin sayfalarını taradık ve özgün'ün istediği resmi bulduk. bu kadar aramadan sonra belki de resim tarihinin en ünlü imgelerinden birine karar verdik: michelangelo buonarroti (1475-1564)'in sistine şapeli tavan freskolarından "ademin yaratılışı" adlı bölümden bir kesit

geçen hafta özgün resmi kareledi ve ilk katı atmaya başladı. atölyeye gelen arkadaşlarım özgün'ü tanımasalar da çalışmalarını takip ediyorlar ve bu kopyanın nasıl biteceğini heyecanla bekliyorlar! özgün farkında olmasa da gizli bir fan klubü var:)







uzuuuun bir ara



malesef atölye blogumuza uzun bir ara vermek zorunda kaldım. ama sanmayın ki bu arada hiç çalışmadık! özgün van gogh kopyasını bitirdi ve yeni bir kopyaya başladı. cuma günü büyük bir hevesle başlayan grup aynı hızla dersleri bıraktı ama yerine yetenekli mi yetenekli bir arkadaşımız başladı. artık amacımız daha kalabalık sınıflarda daha üretken bir ortam yaratmak olacak, umarım bu sene bunu başarabiliriz:)
aşağıda özgün'ün bitmiş kopyası, denecek laf yok zaten . ilk yağlı boyası bu kadar başarılı olursa diğerleri nasıl olacak merakla bekliyorum!